Legora, hukuk için ajan tabanlı işletim sistemi geliştiriyor
OpenAI modelleri ve kodlama ajanlarından güç alan Legora, hukuk ekiplerinin daha hızlı çalışmasına, analiz kapsamını genişletmesine ve daha yüksek katma değerli işlere odaklanmasına yardımcı oluyor.
%95+
Legora hukuk ekibinin gizlilik sözleşmelerini incelemeye ayırdığı sürede azalma
%90
Fortune 100 listesindeki bir müşteri için daha hızlı sözleşme süreçleri
9,5 saat
avukat başına haftalık zaman kazanımı
2023’te Stockholm’de kurulan Legora(yeni bir pencerede açılır), yapay zekâyı avukatların her gün kullandığı iş akışlarına entegre ederek CEO ve kurucu ortak Max Junestrand’ın “hukuki işler için ajan tabanlı işletim sistemi” olarak adlandırdığı yapıyı geliştiriyor.
Şirket, hukuk ekiplerinin olağanüstü bir zaman baskısı altında çalıştığı ve bu nedenle bazı değerli işlerin yapılamadığı gözleminden yola çıktı. Bir gecede incelenmesi imkânsız sayıda sözleşmeyi gözden geçirmesi istenen ve bunların ancak küçük bir bölümüne odaklanabilen genç bir avukatı düşünün.
Legora bu hizmetleri “her an elinizin altında” sunabiliyor. Bu yüzden Junestrand, dünyadaki tüm hukuki işlerin kendi platformu üzerinden yürütülmesini hedefliyor. OpenAI en başından beri bu yolculuğun bir parçası: GPT‑3.5’in kullanıma sunulması, kurucu ekibin denemeler yaptığı birçok hukuki kullanım senaryosunu mümkün kılan dönüm noktası oldu. Bugün OpenAI, Legora’nın başlıca model sağlayıcılarından biri. Hukuk odaklı yapay zekâ platformunda, ajanlarla yürütülen hukuki işlerden büyük ölçekli belge incelemelerine kadar temel iş akışlarına güç veriyor. Legora, OpenAI modellerinin yeni yeteneklerini kullanıma sunuldukça ürününe entegre ederek yapay zekâdaki gelişmeleri avukatların ürünüyle yapabileceklerine yansıtıyor.
Legora’nın yapay zekâ kullanımı, sattığı ürünle sınırlı değil. Şirket, kendi ekiplerinde de ChatGPT Çalışma, Codex ve dot kullanımını yaygınlaştırdı. OpenAI teknolojisi, hem Legora’nın müşterileri için geliştirdiği ürünün bir parçası hâline geliyor hem de şirketin kendi çalışma biçimini şekillendiriyor. Junestrand, “Yapay zekâyı mümkün olduğunca işimizin merkezinde tutmamız benim için son derece önemli,” diye vurguluyor.
Legora’nın teknolojiden sorumlu genel müdür yardımcısı Jacob Lauritzen’e göre kodlama ajanları, mühendislik ekibinin yeni fikirler geliştirme hızını değiştirdi. Ekipler, olası tek bir çözümü araştırıp doğru yol olup olmadığını bilmeden mühendislik zamanı ayırmak yerine, birçok yaklaşımın prototipini aynı anda oluşturabiliyor. “Aynı anda 20 çözümü deneyebiliyor ve günler içinde en iyi olacağını bildiğimiz çözümü seçebiliyoruz.”
Aynı yaklaşım, bir sorun çıktığında Legora’nın nasıl harekete geçtiğini de değiştiriyor. Eskiden bir ürün sorununun kaynağını bulmak için birden fazla mühendisin olası nedenleri saatlerce araştırması gerekebiliyordu. Kodlama ajanları artık milyonlarca satırlık günlük kayıtlarını tarayabiliyor ve birçok olası nedeni aynı anda araştırabiliyor. Böylece Legora bazen hata bildiriminden çalışan bir düzeltmeye yaklaşık beş dakikada ulaşabiliyor.
Elbette müşteriler, mühendislikteki verimlilik artışını doğrudan görmüyor. Ancak sonuçlarını yaşıyorlar: Sorunlar daha hızlı çözülebiliyor, geri bildirimler ürün ekiplerine daha çabuk ulaşabiliyor ve yeni fikirler geliştirme döngüsünün daha erken aşamalarında müşterilerle test edilebiliyor.
Legora’nın kendi hukuk ekibi de ürününün müşteriler için yaratmayı amaçladığı dönüşümü yaşıyor. Baş Hukuk Müşaviri Emma Kadri Bergström, gizlilik sözleşmelerini örnek gösteriyor. Ekibi, geçmişte imzaladıkları sözleşmeleri analiz ederek bir uygulama kılavuzu oluşturdu. Bu kılavuz sayesinde Legora, gelen gizlilik sözleşmelerini ilk incelemeden geçirip kabul edilebilir sınırların dışındaki hükümleri işaretleyebiliyor.
Kadri Bergström’ün tahminine göre, bu iş akışı devreye alınmadan önce bu “sıkıcı belgeleri” incelemek, hukuk ekibinin kapasitesinin yaklaşık %20’sini tüketiyordu. Bugün bu oran %1’in altında.
Kazanılan bu zaman önemli, çünkü şirketin kendisi de hızla büyüyor. Kadri Bergström, şirketin son bir yılda ofis sayısını üçten 18’e çıkardığını, üç yatırım turunu tamamladığını ve beş satın alma gerçekleştirdiğini söylüyor. Hukuk ekibinin, şirketin işleyişiyle yakın bağını korurken bu büyümeyi de desteklemesi gerekti.
Yapay zekâ ayrıca ekibin, daha önce kapasite yetersizliği nedeniyle dışarıya verilebilecek veya kapsamı daraltılabilecek işleri de üstlenmesini sağladı. Örneğin, birleşme ve satın almalardaki durum tespiti çalışmalarında ajanlar, sözleşmeleri incelemeye ve işlem kapsamındaki tüm belgelerden bilgi çıkarmaya başlayabiliyor; avukatlar da sonuçları gözden geçirip yorumluyor.
“Yapay zekâ yalnızca daha hızlı çalışmanızı sağlamıyor. Kaliteyi de artırıyor.”
Legora’nın müşterileri için fırsat, yalnızca aynı işi daha hızlı tamamlamakla sınırlı değil. Yapay zekâ, üstlenilebilecek işlerin kapsamını da genişletti.
Küresel Hukuk Mühendisliği Başkanı Alex Fortescue-Webb, durum tespiti çalışmalarını örnek gösteriyor. Geleneksel bir incelemede zaman ve maliyet kısıtları, ekipleri yalnızca en değerli sözleşmelere ayrıntılı biçimde odaklanmak zorunda bırakabiliyor. Legora’nın Tablo Tabanlı İnceleme iş akışı, binlerce sözleşmeyi birden fazla soru açısından dakikalar içinde analiz edebiliyor. Böylece avukatlar çok daha geniş bir kapsamda ayrıntılı inceleme yapabiliyor.
Bu da ortaya çıkan işin niteliğini değiştirebiliyor. Daha önce elle incelenen sözleşmelerin dışında kalıp gözden kaçabilecek riskler, artık bir avukatın değerlendirmesi için ortaya çıkarılabiliyor.
Sonuçlar şimdiden ölçülebilir durumda. Junestrand, Fortune 100 listesindeki bir müşterinin elde ettiği sonuçları şöyle sıralıyor:
sözleşme süreçlerini tamamlama süresinde %90 azalma
dışarıdan alınan dava takibi ve durum tespiti hizmetlerinde 20 milyon doların üzerinde tasarruf
daha yüksek katma değerli işler için avukat başına haftada 9,5 saat zaman kazanımı
Hukuk ekipleri, ChatGPT için Legora eklentisi aracılığıyla Legora’nın yeteneklerini ChatGPT sohbetlerinde de kullanabiliyor.
Legora hukuk ekibinin gizlilik sözleşmelerini incelemeye ayırdığı sürede %95’in üzerinde azalma: ekip kapasitesinin yaklaşık %20’sinden %1’in altına.
Legora’nın Fortune 100 listesindeki bir müşterisi için %90 daha hızlı sözleşme süreçleri.
Aynı müşteri için dışarıdan alınan dava takibi ve durum tespiti hizmetlerinde 20 milyon doların üzerinde tasarruf.
Daha yüksek katma değerli işler için avukat başına haftada 9,5 saat zaman kazanımı.
Kullanarak örnek olun. Yöneticilerin %75’inden fazlası Legora’yı aktif olarak kullandığında, kuruluş genelindeki medyan kullanım 3 kat daha yüksek oluyor.
Sorundan yola çıkın. İnsanların neyi başarması gerektiğine odaklanın, ardından yapay zekânın iş akışını hangi noktalarda iyileştirebileceğini belirleyin.
Öncülerden oluşan bir ağ kurun. Kurum içindeki destekçiler, denemelerin kalıcı kullanıma dönüşmesine yardımcı olur.
Yeniden inşa etmeye hazır olun. Modeller geliştikçe, ürüne dair dün geçerli olan varsayımlar hızla güncelliğini yitirebilir.
Güven verecek şekilde tasarlayın. Değerlendirme, test ve şeffaflığı en başından itibaren deneyimin bir parçası hâline getirin.
Legora için bir sonraki hedef, yalnızca bugünün hukuki iş akışlarını hızlandırmak değil. Hedef, yapay zekânın üstlenebileceği iş türlerini artırırken avukatlarla yapay zekâ arasındaki iş birliğini giderek daha doğal hâle getirmek.
Jacob Lauritzen, iki gelişmenin paralel ilerlediğini düşünüyor. İlk olarak, ajanlar çok daha geniş bağlam ve özerklik gerektiren, uzun süreli görevleri üstlenebilecek. Lauritzen, milyonlarca sayfayı kapsayan durum tespiti çalışmalarının gece boyunca yürütüldüğü ve avukat ertesi sabah işe geldiğinde analizin incelemeye hazır olduğu bir gelecek hayal ediyor.
Aynı zamanda, yetenekleri giderek artan modeller hızlanıyor. Bu da farklı bir deneyimin önünü açıyor: Yapay zekâyı görev alıp yanıt veren bir araç olarak görmek yerine, avukat ile yapay zekânın bir sözleşme, analiz veya hukuki görüş üzerinde karşılıklı etkileşimle çalışabildiği, gerçek zamanlı bir iş birliği.
“En iyi sonuçlar, insan ile yapay zekâyı bir araya getirdiğinizde ortaya çıkıyor.”
Olanakların sürekli genişlemesi, Legora’nın yol haritasının da sabit kalamayacağı anlamına geliyor. Lauritzen, “Modellerdeki gelişmeler, yol haritasını iki haftada bir yeniden değerlendirmemi zorunlu kılıyor,” diyor. Mühendisler, ürün yöneticileri, tasarımcılar ve satış ekipleri, müşteriler için artık hangi yeni olanakların doğduğunu ona sık sık soruyor.
Bergström’e göre mesele, hukuk ekiplerine yönelik algıyı değiştirmek. “Her hukuk departmanı, işleri yavaşlatan bir darboğaza dönüşmekten endişe ediyor. Çünkü o noktada şirket içindeki ekipler size gelmeyi bırakıyor,” diyor. Yapay zekâ, hukuk ekiplerini darboğaz olmaktan çıkarıp bir iş ortağına; uzak durulan kişilerden, toplantılarda yanınızda olmasını istediğiniz kişilere dönüştürüyor.
Legora başarılı olursa sonuç, yalnızca avukatların bugünkü iş yükünü daha verimli biçimde tamamlaması olmayacak. Hukuk ekipleri, bir zamanlar kapasite yetersizliği yüzünden üstlenemedikleri işleri yapabilecek; muhakeme, strateji ve hâlâ insan katkısı gerektiren yüksek değerli kararlar için daha fazla zaman bulabilecek.
Junestrand’ın sözleriyle: “Avukat olmak için tarihin en iyi dönemindeyiz.”


